
Biraz geç oldu ama artık bizimde Galatasaraylı olarak rakibimizi tebrik etme zamanımız geldi. Öncelikle bu duruma hiç sevinmediğimi, ve maçta daha çok Sevillayı tuttuğumu belirteyim. (Her ne kadar Sevillayı tutsamda öyle iki kazma golle elenmesini istemezdim Fenerbahçenin.) O yüzden bazı Galatasarylı yazarlarımız gibi çok sevindik aynı heyecanla maçı izledim geyiklerine girmeyeceğim. Ben bir Galatasaraylı olarak en büyük rakibimin çeyerek finale kalmasına, paranın dibine vurmasına, kaliteli oyuncu transferindeki en önemli kozlardan olan prestij sahib olmasına ve de en önemlisi taraftarlarının benimle uğraşmasına nasıl sevinebilirimki. Fenerbahçenin bu başarısı ancak bizim takımı da uyandıracaksa ve daha başarılı olmaya itecekse benim için iyi bir olaydır. Yoksa zaten bizim için bu olay kötü bir günün sabahı olacaktır anca.
Her yerde okuduğumuz gibi Sevilla çok kötü bir takımmış yok Fenerbahçe öyle yapmış olaylarına girmeden bence maçın en önemli konusuna gelicem. Fenerbahçe Sevillayı eleyebilirdi Sevilla da Fenerbahçeyi eleyebilirdi, hatta Sevillanın şansı daha fazlaydı; ancak ilk 10 dakikada iki kovaca yenilen gol sonrasında deplasmanda oyunu dengeleyerek turu geçmek her babayiğidin harcı değildir. Böyle bir şeyi ancak büyük takımlar yapabilir ve işte Fenerbahçenin kazanımı o gece budur. Tabiki Fenerbahçe büyük takım olmadı bi maçta (Avrupa için) ama o yolda çok önemli bir adım attı.
Ancak Fenerbahçeninde şunu unutmaması lazım ki onlar da şu anki takım ve performansla oradalar yani bir Milan, Real Madrid, Bayern değiller; Bu bahara aldanıp 5 yıl sonra bizim olduğumuz gibi olmayınki bizim takım da size yetişmek için çok çalışarak oralara gelsin ve hatta geçsin...
Sevinmesek de mutlu olmasak da Tebrikler!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder