29 Nisan 2008 Salı

FİNALE DOĞRU


Finalin ilk ayağı belli oldu dün akşam. Benim ve herkesin olduğu gibi Manchester ilk finalist oldu. (hatta bence Manu kendinden beklenmeyecek kadar gol açısından kısır iki maç sonunda eledi Barçayı) Diğer tarafta da bir çok kişinin favorisi Liverpool du ama ben Mavileri daha yakın görüyodum (http://snnblog.blogspot.com/2008/03/eyrek-final.html) ve hala da öyle tabi. Moskovada kırmızılarla mavilerin kapışmasını izlememiz daha olası bence. Kupayı kimin alacağına gelince favori tabiki kırmızılar hatta güzel oyun adına onların alması daha iyi olur ama içimden bir ses de mavileri tut diyor. O yüzden kalbimiz mavilerle favorimiz kırmızılar diyerek finali beklemeye koyulalım. (aslında bu yazının yarın yazılması lazımdı ki liverpool çıkarsa finale ne yaparız bilmem. Onu da şöyle kurtaralım iki takımda kırmızı olduğu için Liverpoolu tarif etmek için mavi takma ismi kullanılmıştır yazıda)

LINCOLN


Hıncal Uluç'un son bombası Lincoln hakkındaydı. Gerçi hepimiz ona kırgınız oynamadığı için ama Mehmet Topal, Ümit Karan canını dişine takacak o hiç bir maçta oynamayacak ve taraftar ona tezahürat yapacak ben kaldıramam gibi bir şeyler söylemiş Hıncal Uluç. Dediğim gibi bizde kırgınız Lincolne ama bunları söylemek takımı fişeklemek gibi bir şey. Sen bunları söylersen o takımda kim Lincolne destek olur bundan sonra. (gerçi son zamanlarda Hıncal Uluç'u artık pek takan yok ama) Herkesin şunu bilmesi lazım savaş askerlerle kazanılır ama ödülü veya cezayı generaller alır. Yada herhangi bir haber bültenini düşünün; bütün haberleri muhabirler toplar, kameramanlar çeker, o kaseti hazırlar, bu görüntüler ve haber spikeri sunar. O haber bültenine ödül verildiğinde ise ödülü gider spiker alır. Lincoln de bu takımın generalidir( her ne kadar bu sene pek yapmasada) ve en büyük övgüyü o alır normalide budur. Bunun için milleti galeyana getirmeye gerek yoktur ki Mehmet Topal olsun Ümit Karan olsun emeklerinin karşılığ olan övgüyü almaya başlamışlardır taraftardan ve medyadan ama Lincoln gibi sevilmek için Lincoln gibi doğmak gereklidir. Nasıl Alex istatistiklerin dibine vurmasına rağmen Hagi gibi olamaycaksa Mehmet Topal da Lincoln gibi olamaz.

BU TAKIMA BU TARAFTAR


Adamı aldınız Semih gibi kabiliyetsiz bir adamla karşılaştırdınız, bıktırdınız ve bitirdiniz. Adamı aldınız oynatmayı beceremediniz. (Anelka,Ortega vb.) Belki de Fenerbahçede en iyi oynadığı maçın sonunda adamı dövmeye kalktınız. Alex'e Volkan'a saldırdınız. Sizden de anca bu beklenirdi. İyi ki daha farklı kazanmamışız maçı yoksa tesisleri falan yıkardınız neme lazım.


Kimse bu olay bir kaç kişinin işi koca bir camiaya mal edilemez falan demesin. Kezmanın kapısı açıldıktan 5 saat sonra oraya güvenlik anca geliyosa kimse araya girmiyosa ve bu olay hemen tesislerin önünde oluyosa (ki aynı çevrede Rüştü'de dayak yemişti) bu o camianın ayıbıdır.

DAHA DA GÜZEL


Fenerbahçeyi herhangi bir maçta yenmek güzel, kaybedilen 6 lig maçı sonrası yenmek daha güzel, oynamalarına izin vermeden yenmek daha da güzel, avrupada tavan yapmışlarken yenmek daha da güzel, şampiyonluk için kapışırken yenmek daha da güzel. Bide bu olayı şampiyonlukla taçlandırırsak en güzeli olacak.

KİM DAHA BÜYÜK


Hafta sonu oynanan (ve Fenere taktığımız) maç için bir şeyler yazmak için biraz geç oldu belki ama okuduklarım, gördüklerimden ve hissettiklerimden sonra bir şeyler yazmak gerekti. Bu yazılara pazartesi başlasaydım ilk postum bu olmazdı.


Bu maç ile şampiyon olmadık tabiki ama şampiyonluk için büyük bir adım attık. Aslında bu sezon sonunda şampiyon olursak bir açıdan daha Fenerden daha büyük bir takım olduğumuz tescillenecek. (zaten daha büyüğüz de) Büyük takımlar büyük maçları kazanan takımlardır. Nasıl Inter son maçta Juventusa şampiyonluğu kaptırdıysa Fenerde bize kaptırmıştı. Nasıl Juventus Interden büyük bir takımsa biz de Fenerden büyüğüz. Yani eğer şampiyonluğu kazanırsak bu sezon Fenere bir kez daha büyük takım nasıl oluru göstereceğiz. Umarım tersi olmaz.

18 Nisan 2008 Cuma

UYKUSUZ PENGUEN


Karikatür çizen adamların ayrıntıyı yakalaması tabiki normal ama bu haftaki uykusuz ve penguenin kapaklarını görünce çok büyük bir gaf yaptığımı anladım. Hepimiz Pipa Bacca öldürüldüğünde olayı avrupaya rezil olduk diye yorumladık ama aslında olayın altında çok daha büyük gerçekler vardı....

HEMEN SATIN


Fiorentina Sabri ile ilgileniyomuş. (umarım uydurma bir haber değildir.) Hiç düşünmeden satın hatta üstüne para verin derim ben.

17 Nisan 2008 Perşembe

LOSTZADELER


Askere gitmek için 2006 ağustosunda ayrıldığım insanlarla 2007 ocağında tekrar buluştuğumda arada baya bi fark oluşmuştu. Bu farklardan biri de Lost dizisiydi. Döndüğümde 30 bin adamdan bu diziye nasıl hapsolduklarını duyup şaşırdıktan sonra ve ben kesinlikle 9-10 bölüm üstüste izleyemem dedikten sonra diziyi izlemeye başlamıştım. (hemde en az 3-4 bölüm üst üste izleyerek)





Daha önce hiç karşılaşmadığım bu yıldızların dizideki doğal görünümlerinden sonra bu makyajlı ve seksi fotoları görmek şaşırttı beni. Özellikle de Sun senden hiç böyle fotolar göreceğimi tahmin etmezdim. (Kate'i zaten hep hayal ediyoduk da) Ancak özellikle 4. sezon itibari ile Kate'in vücudu erkek vücudu gibi mi desem vücut geliştirmeci gibi mi desem bir iticiydi. Bu nedenlede daha kısa sürede olsa Shannon en iyisi gibi.


İKRAM


İlkokula gitmeye başladığım Lüleburgaz'da ilk kez bir futbol maçını izlemeye gitmiştim. Lüleburgazspor kimle oynamıştı hatırlamıyorum ama maç 1-1 bitmişti. Şimdi yıllar sonra Lüzleburgazspora tekrar rastladım haberlerde; Yalovaspor maçında Yalovaspor kalecisinin kendi sahasından serbest vuruşta attığı gol ile. Gol güzelde Lüleburgazspor kalecisininde ikramını es geçmemek lazım.

14 Nisan 2008 Pazartesi

YÜZ KARASI

Nasıl bir milletiz ya!!!! Hayvanlara tecavüz edenler, turistleri taciz edenler, küçücük kızları tecavüz edip öldürenler derken fakir ülkelere yardım için yola çıkan italyan sanatçıyıda tecavüz edip öldürdük. Bize barbar diyorlar diye kızıyoruz, Avrupa Birliğine almıyolar diye dövünüyoruz ama adamlar haklı işte. Böyle bir ülkenin vatandaşı olmaktan mı utanayım, kaybolduğu ilçenin belediyesinde çalışmaktan mı utanayımi kafamı nerelere gömeim bilemiyorum. Yazıklar Olsun.

9 Nisan 2008 Çarşamba

REKOR FİYAT


Uzun zaman önce CM ile yatıp CM ile kalktığım günlerin birinde Milan'ı çalıştırıyordum. Sene artık 2009-2010 yıllarına geldiğinde C.Ronaldo'yu 123 milyon euroya almıştım. Az önce haberlerde Real'den yaklaşık bu teklifi görünce hayretler içerisinde kaldım.(2 milyon euro pazarlık payı olsun) Bir oyun bu kadar mı gerçekçi olur!!! :))))

8 Nisan 2008 Salı

YARI FİNAL

Bugünkü maçların zaten sonuçları zaten az çok belli olmuştu ilk maçlarda. Roma ve Schalke'yi anca mucizeler kuratarabilir bugün. M.United'in defansında sakatlıklar olmasa Roma'yı mucize bile kurtaramazdı ya. Barcelona da çok dengesiz oynuyo ama yine de karşılarındaki takım Schalke, daha büyük bir takım olsaydı bu akşam turu geçen taraf belli olmaz diyebilirdik. Gerçi futbolda her şey mümkün diyerek yanılma payımızı da bırakalım. Dün akşam Arsenal elenince ki Romada elendi sayılır; gönlümüzdeki final olayı bitti. Favorilerimiz Manchester ve Chelsea ise yollarına devam ediyor. Bu sezonki form durumuyla bu kupa Manchester'a yakışır derim artık.

G. SEMİH


Başlıktaki G harfi genç için değil gıcık için konuldu. Semih de Semih diyenlere selam olsun. Dün akşam ne kadar oynadığını yada oynamadığını hep beraber gördük. Zaten gol attıktan sonra baş parmağını ağzına götürüp kıl kıl etrafa bakmasına gıcık olurdum. Dün oyunda kaldığı sürece hiç bir şey yapmadı yada yapamadı. İşte G. Semih'in kapasitesi bu kadar. Tabi bence. (Bilgin Gökberk gibi bitirdik ama)

BURAYA KADARMIŞ


Zaten bir post önce kimi tuttuğumu belirtmiştim ve açıkçası Fenerbahçe'nin elenmesine üzülmediğim gibi bariz bir şekilde de sevindim. Ama bu şu gerçeği değiştirmiyor: "Fenerbahçe bu sene kendinden beklenmeyen bir iş başarmış ve gelecek başarıların temelini atmıştır." Bu yüzden öncelikle Fenerbahçeye tebrikler ve çeyrek finalden öteye gitmedikleri için teşekkürler.


Bu yönetim anlayışıyla giderse Fenerbahçenin bir kaç sene içinde çok daha iyi yerlere geleceği belli olmuştur. Bir kere bu sene Fenerbahçe her şeyden önemli olan kendine güven ve başkalarının gözünde itibar kazandı. Her ne kadar ustalığa daha çok varsa da artık çaylaklıktan çıkmayı başardı diyebiliriz Fenerbahçe için. Açıkçası yarı finale bile çıkması işime gelmeyen Fenerbahçenin daha büyük başarılar yakalayabileceği korkusu beni sardı. (Başarılı olmasını istememe sebebim rakip olmaktan da önce Fenerbahçelilerin küçük tepeleri biz yarattık tavırlarıdır. Başkanından taraftarına herkes de bi hava ve gereksiz ukalalıklar oluyo. Tabi rakibimizinde bizden başarılı olmasını istememe durumu da var.)


Şimdi bu durum ışığında bizim takımın ve Beşiktaş'ın bişeyler yapması lazım. Zaten Fenerbahçenin çeyrek finale gelmesinin bana tek yararı bu durumdan utanıp bizim takımı daha da ileriye götürmek için çalışan yöneticiler olacaktır. Tabi bunu yapabilirlerse yada yaparlarsa. Yıllardır ileriye gitmek yerine bizi daha da geri götürenler hatta geçmişimizde bile olmadığı kadar kötü duruma sokanlar bu işi becerebilirlermi bekleyip göreceğiz.


Sonuç olarak Fenerbahçeyi tebrik eder, Beşiktaşa ve bizim takıma da hadi uyanın artık derim. Aslında bu işi daha doğru yapmak için Anadolu takımlarının da uyanması ve 5. şampiyonun çıkması gerekmektedir.

7 Nisan 2008 Pazartesi

MAVİLERİ TUTMAK


Bir Galatasaraylı olarak Fenerbahçenin kupada üst turlara çıkmasını istemezdim zaten ama bu tura kadar tur atlamasına da üzülmezdim. Ancak bu turdan sonra Fenerin atlayacağı her tur benim için üzüntü kaynağı, yiyeceği her gol de benim için sevinç kaynağı olacaktır. İster kompleksli deyin ister gerizekalı ister ülke puanı, hiç biri umrumda değil ben böyleyim ve bu akşam kalbim mavilerle birlikte.

EMEKLİLİK YAŞI


Bu aralar sosyal güvenlik yasa tasarısı gündemde. Emeklilik yaşı da en büyük problem. Pazartesileri genelde Cnbc-e dizilerini tercih ederim. (aslında habertürk çekse futbol klubünü izlerim) Reklam arasında 90 dakika'yı izleyeyim dedim biraz. Bir de ne göreyim Hıncal ben dahil bazı Galatasaraylılara gerizekalı diyor. Neymiş efendim Fenerbahçe tur atlarsa şampiyonluk yarışına konsantre olamazmış, ülke puanıymış, yorulurlarmış mış mış. Bu yüzden bütün Galatasaraylıların Fenerbahçenin tur atlamasını istemesi gerekliymiş, istemeyenler gerizekalıymış. Diziye döndüğüm için gerisini izleyemedim programın. Sonuçta Hıncal Uluç bir zamanlar okumaktan ve dinlemekten zevk aldığımız bir yazardı, ama şimdi görüyorumki emeklilik yaşı gelmiş. Değerli!!! milletvekili ve bürokratlarımız siz de isterseniz emeklilik yaşını arttırıp durmayında yaşamımızın her anında böyle yorumlarla karşılaşmayalım!!!

SİVASSPOR


Futbolseverler olarak en büyük arzularımızdan biri de 5. bir takımın (en azından 4. takımın tekrar olması ve 6.,7.,8.... takımların) şampiyon olmasıdır. Daha önceleri Kocaelispor, Gaziantepspor, Gençlerbirliği, Vestel Manisaspor gibi takımlar belli periyodlardaki formları ile bu arzumuzu sıcak tuttular. Bu sezon da bu görev Sivasspor'undu ki onlar bu ateşi baya uzun süre sıcak tuttular. Geçtiğimiz haftaya kadar onların şampiyon olmasını Galatasaray'ın olmasından çok isterdim. Sen kalkıp hem Fenerbahçe'ye hem Beşiktaş'a kendi sahanda yenilirsen (Fenerbahçe neyse de bu Beşiktaş'a yenilirsen) şampiyonluğu haketmiyosun demektir. Bizim de umutlarımız başka bahara kalıyor demektir.

HAKEM HATALARI


Cumartesi günü Fenerbahçe'nin attığı golleri görünce hemen herkes hakemlere saldırdı özellikle de biz Galatasaraylılar. Hemen peşindeki gün bir de baktıkki zeka yoksunu futbolcumuz hiç gerek yokken bariz penaltılık hareket yaptı ama hakem herhalde meslektaşının üzerindeki baskıyı biraz paylaşmak için penaltıyı vermedi. Pazar akşamından sonra artık hepimizin hakemleri insan olarak görmemiz onlarında daha az hata yapması gerekmekte. Bu arada bi önceki posttaki bahsettiğimiz bir kaç kişiden biri neden sıfır futbol zekası olan, sadece bodoslama oynayan bu arkadaşımız olmasın.

BİR KAÇ TANE DAHA


Sonunda Kalli'den de kurtulduk. Önce Özhan Canaydın sonra Kalli. Bugünleri de görecekmiydik. Şimdi bir kaç kişi daha kaldı kurtulmamız gereken. Ama öncesinde gelenlerin gidenleri aratmaması lazım tabiki. Canaydın'ın yerine gelen Polat için kesin bir şey söylemek yanlış şu an için. İlk başta çok ümitsizdim ama Kalli'yi yollaması sonucunda biraz ümitlendim açıkçası. En önemlisi Kalli'nin yerine gelecek kişi. Mehmet Demirkol'un Zico için çok önemli bir tespiti vardı: "Büyümek isteyen bir hoca".... İşte Galatasaray'a da bu lazım büyümek isteyen bir hoca... Bunun için çok çalışacak ve çalıştıracak bir hoca.. Abdullah Avcı bu yüzden ismi geçenler arasında en iyisi gibi geliyo. Ancak son 6 haftada başa gelirse devamı gelmeyebilir. 6 hafta içinde kimse başa gelmek istemeyecek. Ancak taraftar olarak gelecek sezonları kurtaracaksak ben bu 6 haftayı feda etmeye hazırım.

3 Nisan 2008 Perşembe

CASTA L.


Seninle başladık internette hatun resimleri aratıp, hard diskte toplamaya. Kim bilir şimdi nerdesin nerelerdesin.

1 Nisan 2008 Salı

UGAN S.

Dün akşam saolsun star tv Manchester-Roma maçı varken Schalke- Barcelona maçını verdiği için bizde Cnbc-e'de romantik salı kuşağına takıldık. (tabi bunda kumandayı maçtan önce ele geçirememinde payı vardı) Filmin reklam aralarında maçı açıp Sabri Ugan'ın sesini duyunca Galatasaray- Milan maçı geldi aklıma. Sami yen'de 2-0 yendiğimiz. Jardel vur şuna.... vurdu ona. JARRRRRRDDEEEEEEEELLLLLLL. anımsamak isteyenler için linki aşağıda....
http://www.youtube.com/watch?v=rCuDlBrMTbA