25 Mart 2009 Çarşamba

SIRADAKİ GİTSİN


Dünden beri gazetelerde Kewell korkmaza kızdı gibi haberler çıkmaya başladı.... adamı defansa koyduk oynadı, sol kanatta oynadı, sağda oynadı, forvet arkası oynadı.... gole ihtiyacımız varken büyük kaptanımız!!!! oyundan çıkardı ama o sesini çıkarmadı.... (aslında o da bi el kol hareketi yapsaydı ne kadar kolay olacaktı her şey.... belki de bileti lincolne yetişecekti....) bütün bunlara rağmen medya yavaştan işlemeye başladı olayı.... yeniçeriler belki de yeni bir kelle istiyorlardı.... bu yabancı adam elin gavuru nasıl olur da onlardan fazla özveriyle oynardı... pankarttaki gibi forması için oynardı arması için oynardı.... sen kimsinki.... bu yeniçerilerden daha mı çok seveceksin klübü..... sıra sana geldi Kewellım.... bu takım senin gibisini görmedi belki de göremeyecek.... ama yeniçeriler senin de kellen için düğmeye basmışlar.... sonra sıra formayı o kadar hırslı öpen Barosa gelcek.... sen o formayı nasıl öpersin lan diye.....gelecek çok karanlık gibi....ve işin kötüsü her geçen gün umudumuz kırılıyor..... ve bir insan için en kötü şey umudun bitmesidir....

23 Mart 2009 Pazartesi

KİMSE KLÜPTEN BÜYÜK DEĞİL


"Kimse Galatasaray Camiasından büyük değildir." Lincolnü gönderenlerin en önemli cümlesi... bu cümleyi nerde duyarsanız bilin ki orada kompleksli insanlar vardır.... orada eleştirdikleri insanı kendilerinden büyük gören ve bunu problem eden insanlar vardır.... nerde bu lafı duyarsanız kendini klüpten büyük gören insanlar vardır....işte Hakanlar (ikiside) dışarıdan, hasanlar, bülentler, ümitler içeriden klüpten büyük olduğunu değil, kendilerinden daha çok sevildiğini bildikleri, kendilerinden daha fazla takıma yarar sağladıklarını düşündükleri kişileri bu özlü sözle gönderdiler....göndermeye de devam edecekler.... Lincoln gitti şimdi sırada yıllarca kazmalıklarına rağmen en çok sevdiğimiz futbolcu olan Hakan Şükürün kaçırdıklarını leblebi gibi atan Baros da mı yoksa, yeteneklerinin yanına Hasan Şaş'ın 10 katı profesyonellik ve özveri katan Kewellmı.... aman ha ses çıkartmayan varlığı ile yokluğu belli olmayan.... gol atmayı unutan Nondayı tutun elinizde..... ne olur ne olmaz....lazım olur.....

GELECEK UÇTU


Hamburg maçından sonra rüya bitti diye yazmıştık ama aslında kabus yeni başlıyor demek gerekiyormuş.... Yine başı sonu ortası belli olmayan bir yazı olabilir.......
Eskişehir maçının kaybedilmesi hiç sikimde bile değil zaten.... Biz tatlı bir rüyanın peşindeydik.... keşke bu sezon 15. olsaydık da şu finali görseydik kadıköyde. Neyse gelelim asıl konuya Lincoln gitmiş.... iyi de yapmış.... keşke gitmeden önce 2 tane Adnan Sezgine 5 tane de Bülent korkmaza geçirip gitseymiş. Gelme Lincoln bi daha buralara.... bu salaklar takımı yönettiği sürece gelme.... ama şunu da bil seni seven çok insan var buralarda. Sen bizim için bu sıkıcı Türk liginde bir keyiftin. Bizim için senin koşmana gerek yoktu... orta yuvarlak içinde durup iki pas atsan ceza sahası yayından bir şut çeksen yeterliydi.... ki ilk yarıda yetmişti de.... ortalığın amına koyuyodun..... ama işte bir beyinsiz daha seni medyayla beraber, yeniçerilerle beraber yediler. kendisi kazma bir futbolcu olduğu için takımı da öyle olsun istiyodu. kendisi gibi sadece mücadele etmeliydi... koşmalıydı anca böyle olabilirdi.... kendisi yıllarca böyle oynamıştı çünkü.... ama bir şeyi unutuyordu.... yanında akıllı popescu olana kadar kendisi bi boka yaramamıştı.... şimdi senden kazma barış kadar koşmanı istiyo... ben barıştan senin kadar iyi pas vermesini istiyomuyum....istemem de zaten çünkü böyle bir şey beklemek angutluktur beyinsizliktir gerizekalılıktır.... neyse seni hep beraber yediler bi daha gelme buralara.... gelirsen bülenti dövmek için gel...
Bülente gelince dediğim gibi yazdıklarımın eskişehir maçının kaybedilmesiyle alakası yok... zaten fener maçı hariç diğer maçların bir önemi yok artık.... ama sen nasıl lincolne ceza verirsen yanında oturtursun.... yanında oturtursan nasıl oyuna sokmazsın.... kadro dışı bırak maymun etme adamı....bunları da yapmadın nasıl basın toplantısında sakatım dedi dersin.... yok doktorlara sordum sakat değil dediiler dersin.... seninn hiç mi beynin yok..... yoksa bu kadar mı koplekslisin..... bu kadar mı yalancısın.... yeni sezonu görmezsin umarım galatsarayda..... sen git atletizm takımına antrenör ol....

20 Mart 2009 Cuma

RÜYA BİTTİ

En son yazıyı temmuzda yazmışım....O günden beri de aslında yazmak istediğim çok şey oldu ama hep tembellik etmiştim yada sevincim veya üzüntüm bu kadar etkilememişti beni.... Ama dün kaybedilen tur çok fena koydu....Turun böyle öküzlükler sonucu kaybedilmesi çok koydu.... Sabahtan beri her aklıma geldiğinde daha da çok darlanıyorum ki en sonunda bir şeyler yazmak gerekti.....Gerçi nasıl toplarım yazıyı bilmiyorum ama....

Öncelikle Lincoln ile başlamalı. bence de Lincoln profesyonel bir adam değil... hırslı değil.... kafasını tekmeye uzatmıyo...Dün akşamda çok kötüydü. Ancak bu takımda futbol zekası en yüksek olan kişidir Lincoln. Lincoln den az önce saydığım şeyleri beklemek zaten süper lotodaki büyük ikramiyeyi beklemek gibi bir şeydir. Bu takımda Lincoln varsa bu takımın da patronu odur.(saha içi olarak) Onu oynatmak oynaması için ne gerekirse yapmak lazımdır. Ama biz geçen sene 4-5 hafta güzel oynayan adamı kadro dışı bırakarak bu sezon da ilk yarı coşan adamı takıma, medyaya Bülent Korkmaz maşasıyla kurban ettik. .yazık oldu Lincolne ve tabiki Galatasarayımıza. Bu adamın böyle olduğu almanya günlerinden belliyken neden alındı, alındıysa neden suyuna gidilmedi. Bunda inanıyorumki futbolcularında çok büyük etkisi var. Lincolnün küstürülmesi (bu olay diğer futbolcuları da etkileyerek tabi) tura ve iki puana mal oldu.
Maçın Barosla beraber en iyi adamlarından birisiydi Arda. Zaten form olarak ve Galatasaraylı taraftarlığı olarak yeri doldurulamaz şu anda. son zamanlarda özellikle beni defans yönüyle de mest ediyor. Ancak yıllardır söylenen gruplaşma muhabbetinde sanırım bayrağı Arda ve biraz da Sabri aldılar. Daha önceden maçları izlerken Lincoln ile bir problemi olduğunu düşünmeye başlamıştım açıkçası. Zaten son zamanlarda bu ortaya çıktı. Formuna oyununa takım sevgisine lafım yok ama egolarını bir kenara bırakmalı. bu takım arda kadar lincolnle ve diğer yetenekli oyuncularla da yükselecek. takım yükseldikçe de kendileri de yükselecek.. buna dikkat etmesi gerekli....

Bu kova kaleci ne iş yapar? şaşkın ördek gibi durmaktan başka. dün kalede bostan korkuluğu olsaydı daha iyiydi. Aykut (hatta Hayrettin en azından senin de coştuğun bir fener maçı vardı))sana saydığım bütün küfürleri geri alıyorum üçle çarpıp bu kazmaya yolluyorum. Kayseri maçını görmemezlikten geldik. Kocaeli maçında defans kötü dedik. Ulan bi de top çıkar be!!!! direk bile senden fazla top çıkardı akşam.....
Gecenin kötülerinin assolistine geldi sıra. Büyük kaptan, cesuryürek ne yaptın ya!!!! Öncelikle takımın beynini yedin yukarıda bahsettiğimiz gibi. Arda, Baros, Kewell hepsi çok önemli oyuncular ancak bunları işleten adamı bitirdin. (muhtemelen bir kaç sezon sürebilecek kendi kariyerini de bitidin galatasaraydaki) onu geçtik, Kewell(ilk maçtan sonra çocuğğumun adını hayri koymaya karar verdim) ı defansta oynatmak nedir. tamam ilk maç zorunluluktan oynadı, çok da iyi oynadı ama ne gerek var onu tekrar 90 dakika ateşe atmaya. Hadi başta da başlattın 2-2 olduktan sonra skor (arda da bitmiş fizik olarak, lincolnü de çıkarmışsın) kadrondaki en iyi hücum oyuncusunu defansa mahkum etmek nasıl bir beyinsizliktir. bunu yapmayıp benim kadar kilolu hasan şaşı oyuna almak nasıl bir öküzlüktür. Hasanın yapacak çok şeyi yok zaten suç onu oraya koyanda, bunca yıl alkışlandığı taraftara yuhallattıranda. Kendin kazma bir futbolcuydun tamam yüreğinle oynardın bizi de öyle etkilemiştin. Ama sen nasıl popescu gelene kadar başarı kazanamadıysan çalıştırdığın takımda sadece savaşarak bir şey kazanamaz. Her şeyden önce akıl gerekli bu takıma. yoksa deli danalar gibi oradan oraya koşturan futbolcu çöplüğünden başka bir şey olmaz bu takım... gerçi zaten kendin kısalttın galatasaray kariyerini fenere de yenilirsen rekor kırarsın kariyerinin kısalığı ile.

Bir şu yukarıdaki adama yazık oldu iki aşağıdakine!!!!


Tabi bir de tatlı bir rüya olan kadıköyde kupa kazanma umudu gitti. o da nasıl olsa bin yıl sonra falan tekrar denk gelir.