28 Mayıs 2008 Çarşamba

GALATASARAYA YAKIŞAN VEDA


En sonunda Kral Hakan Şükür'ü de yaka paça attık takımdan. Tıpkı Hagi, Bülent, Popescu, Arif ve diğerleri gibi. Fethullahçıymış, tarikatçıymış zartmış zurtmuş diye diye bitirdiler hep beraber kralı. Adam Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olduğu halde, Türkiyenin kazandığı bütün başarılarda ismi olmasına rağmen kimseye yaranamadı, en ozr şartlarda Galatasaryı şampiyon yapmasına rağmen de en çok da Galatasaraylılara yaranamadı. Yazıklar Olsun. 6 haftalık kenetlenmenin başrol oyuncusunu 2 Adnan el birliğiyle yolladılar. Trübünlerde sana bağırdığımız gibi hepsinin yüzüne tükürüp gitseydin Kral....


Hakan Şükür'ün futbolculuğunun yanında konuşmasını bilmesi de hoşuma giderdi. Önümüzdeki maçlara bakıcaz, elimizden geleni yaptık gibi klasik futbolcu lafları dışında bir şeyler söyleyen iki kelimeyi bir araya getirebilen bir futbolcuydu kendisi. Sırf bu nedenle bile bir yıl futbolculuk+ menejerlik (yada başka bir ad konabilecek bir görev) yapıp ertesi yıllarda da yardımcı antrenörlükten başlayacak bir görev verilemezmiydi. Hak etmemişmiydi Kral bunu.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

ŞAMPİYONLAR ŞAMPİYONU


Başlık şampiyonlar şampiyonu ama yarı finaldeki 4 takımdan sadece 1i şampiyondu geçen sene kendi liginde. (gerçi zaten 3 ingiliz olunca en fazla iki şampiyon olma ihtimali vardı ya) Gerçekten şampiyonlar şampiyonu olması için kırmızıların alması lazım kupayı. Ki zaten favori onlar. (hatta finalden çok önceleri favori olarak gösteriliyorlardı) Çok az kimse benim gibi bu maçta mavileri bekliyordu açıkçası. Finalde mavilerin olacağını tahmin etsemde favorim kırmızılardı her zaman. Barcelona maçlarındaki hayal kırıklığına rağmen kırmızılar hala favorim. Ancak Arsenal-Roma finalini isteyen gönlüm bu finalin olmaması sonucunda mavilerin kupayı almasını istiyo. En azından Fenerli arkadaşlarımızın ya bakın mavileri yenseydik kupayı biz alırdık demelerine gülebiliriz bu sayede.

11 Mayıs 2008 Pazar

GÖNÜLLERİN ANGUTLARI


Bu Sivassporlular adamı hasta eder. Hemşerim olan Teknik Direktörlerinden sonra yöneticileri de inci saçmaya başlamış. Demişki: Bizim rakibimiz Beşiktaş'tı o yüzden sıralama yapılırken ikili averaja bakılmalı, 3'lü averaja bakılmasını FIFA'ya şikayet edicez demiş. Bende seni oraya yönetici yapana yuh diyorum.

FUTBOL DESTANI


Geçmiş zamanlarda destanlar savaşçıların kendilerinin 10-20 misli sayıdaki insanları yenmesi ile olurmuş. Futboldaki destan da ancak böyle olurdu. 6 maç seyircisiz oyna, 6 maç teknik direktörsüz oyna, 28 maç Kalli ile oyna (bu şampiyonlukta onunda payı olmasına rağmen bir önceki maddeden kötüydü bence), yönetimi değiştir, yeni futbolcularla oyna ve şampiyonluğu kazan. Binbir gece masalları gibi anlat anlat bitmez ve de yıllar sonra birine anlatsan şehir efsanesi der geçer. TEŞEKKÜRLER FUTBOLCULAR bu şampiyonluk tamamen sizin eseriniz.


Sezonu değerlendirecek olursak yılın futbolcusu tabiki herkesin hemfikir olduğu gibi Servet'tir. Milan'ın Fenere 4 attığı maçtan sonra adına sunular hazırladığımız Servet bu sezonu kurtaran en önemli adamdı. Teşekkürler Servet. (Milli takımda olmaması bizim için gerçekten üzücü.)


İkincisi Mehmet Topal'dır bence. Onu bulmamız belki de biraz şans(sızlık)la oldu. Gösterdiği performansla hepimizi mest etti bu sezon. Onda en sevdiğim özellik oyunun hücum yönünü de iyi oynayabilmesi. Avrupa şampiyonasında umarım forma şansı bulur da milli takımımıza katkısı olur.


Üçüncüsü de Ümit Karan'dır bence. Ümit bu sezon resmen kendini aşmıştır, şimdiye kadar yapmadığı işleri yapmıştır ve de Milli takım formasını haketmiştir. Keşke sende orada olsaydın da bizi üst turlara çıkarsaydın.


Zaten geçen haftadan sonra şampiyon olacağımıza dair şüphemiz kalmamıştı bu hafta da noktayı koyduk Galatasaray Camiasına hayırlı olsun, umarız seneye ait olduğumuz yerde Şampiyonlar ligindede başarılı oluruz.

KAPAK OLDU


Hakan Şükür son maçtada golünü attı ve görevini yaptı. Herkese kapak olsun.

8 Mayıs 2008 Perşembe

KRAL MADRİD


Futbolculardır bazen takımları tutmamızı sağlayan bazen de renkleri, başarıları vs. Real Madrid'i tutma sebeplerimizden biri de Raul'dur. (hatta resmi vardır yanda) Raul'un eski günlerinden esintiler sunduğu bir sezonu şampiyon kapatıp, Barcelona'ya kendini alkışlattırıp da perişan etmekten daha güzel ne olabilirki. (tabiki Fenerbahçeyi yenerek kazanılmış şampiyonluk:) Güzelliklerle başlayan sezonlar ortası her ne kadar problemli geçsede güzelliklerle bitmek üzere. Dün akşamki maçta her halde skor 10-0 da olsa gürültüyü koparacak olan olay Barcelonanın Real'i alkışlamasıdır. Ne diyelim darısı bizim başımıza..

5 Mayıs 2008 Pazartesi

H. ŞÜKÜR HEPSİNİN YÜZÜNE TÜKÜR



Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusudur kendisi. Tüm istatistiklerin dibine vurmuştur resmen. Bu yaşında da hala herkese kapak olmaktadır. Nedir bu Hakan Şükür düşmanlığı, neden bu adamın bu kadar oynamamasını istiyosunuz. Bunu Fenerlilerden çok Galatasaraylılar yapıyor bide. Neymiş son golüymüş neymiş o golü bende atardımmış. Atsaydın ulan o zaman zamanında. Hakan Şükürün ne kadar beceriksiz olduğunu herkes bilir, hatta biraz yetenke olsaydı 1000 golü devirirdi (tabi bide avrupa macerası olmasaydı) Bütün bu beceriksizliğe rağmen yüreğiyle, sevgisiyle, bütün gücüyle çalışarak duvarı delmiştir, hepinizin de ağzına sıçmıştır. Daha ne istiyosunuz o adam sayesinde gitmediğiniz, görmediğiniz ülke kalmadı, izlemediğiniz organizasyon kalmadı. Bükemediğiniz eli öpeceğinize, rüzgara karşı işemeye devam ediyosunuz ve her defasında Hakan Şükür de kapağı takıyo bi tarafınıza. Hadi Hakanım kralım son maçta da çak bir tane de hepsine bir kere daha kapak olsun!!!!!

GÖNÜLLERİN ŞAMPİYONU(YMUŞ)


Gönüllerin Şampiyonu tabiri her zaman kaybedenler tarafından söylenir. Hatta bazen bende doğru bulmuşumdur bu tabiri. Ancak Sivasspor için bu tanım ne derece uygundur hiç bilmiyorum. Açıkçası Sivas'taki Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarına kadar Sivassporun şampiyon olmasını çok istedim bende. Ancak kendi sahasında Fenere ve de özellikle Beşiktaşa yenildikten sonra Sivassporun hiç yeri kalmamıştır gönlümde. Hele de şampiyon olarak. Daha sonrasında da gönüllerin şampiyonluğuna hiç uygun olmayan Bülent UYGUN hocaları sayesinde; değil şampiyonluk küme düşmemeye oynadılar gönlümüzün liginde. Ama tabi tarafsız!!!!! medyamızın çok önceden ilan ettikleri şampiyon takımları yamulunca bir şekilde gerçek şampiyonun adının unutturulması lazım olduğu için gönüllerin şampiyonu sivasspor şeklinde uydurma bir haber çıkarmaları gerekti. Kimin gönlünün şampiyonu bilmiyorum ama benim değil. Yorumculardan daha çok konuşan bir teknik direktörle, büyüklerden kimseyi yenemeden geçen bir sezonla gönüllerin şampiyonluğu oluyorsa, sıçayım sizin gönlünüze!!!!!