29 Şubat 2008 Cuma

EN ZAYIF HALKA

Olaylı bir derbiyi geride bıraktık. En çok konuşulan kişi de hakem Cüneyt Çakır'dı. Tabi konuşulması normal resmen MAÇI katletti. Dediğim gibi maçı katletti Fenerbahçeyi değil. Anlı şanlı spor adamlarımız ise hakemin fenerbahçeyi katlettiğini söylemek için birbirleriyle yarışmaktalar. (45. dakikada tek başına kalan Volkanın atağını keResmini bile koymak istemediğimiz Nihat Özdemir Fenerbahçe Başkan vekili olarak öyle bir konuştuki bi adamı asmadığı kaldı. Neymiş Taraftardan nasıl koruyacaklarmış hakemi bi daha maçlarına verilirse. Neymiş Fenerbahçeyi karıştırmaya çalışıyolarmış. Bu hakemler yüzünden Türk futbolu ilerlemiyouş muş muş..... gibi bir sürü fasa fiso.. Bi kere sen o klübün başkan yardımcısı olmasan zaten hakemi kimsenin korumasına gerek kalmayacak taraftardan. Çünkü kimse gaza getirmeyecek bu sözlerle taraftarı. Sen orada olmasan Türk futbolu almış başını gitmişti zaten. Bir diğer ilginç açıklama ise bizim takımın futbolunun en yetkilisinden geldi. Gazetede okuyunca açıklamasını acaba gazeteler yanlış mı yazdı dedim. Sonra tvde de gördüm, duydum ve kulaklarıma inanamadım. Açıkça "Fenerbahçeye karşı talihsizliğimizi ancak böyle tartışmalı bir maçta kırabilirdik" demiş. Sen takımına bu kadar mı güvenmiyosun Fenerbahçeye karşı. Türk futbolunu ilerletmek için hakemlerden önce yöneticilerden kurtulmak gerekiyo sanırım.

24 Şubat 2008 Pazar

LINNCOOOLLLLNNNN LINNCOOOLLLLNNNN


Takımımızın morale ihtiyacı vardır diye dün düştük yollara gittik Sami Yen'e. Takımımız bizimde morale ihtiyacımız olduğu gerçeğini unutmuş ama. Kalli Leverkusen maçında yapması gerekeni şimdi yapmış ama ondada Emre Güngör'ü orta sahaya Barusso'yu sağ beke koymuş (sonra değiştirdi gerçi ama) Ayhan ve Lincoln'ün olmadığı bir maçta orta saha kaybolup gitmiş. Maçtan önce benim için o kadar bağırsalardı ben tribünden iner 2 gol atıp 3 gol attırırdım. Lincoln ise ilk yarı boyunca yerdeydi. Bunların çoğunda da kendini yere attı. (çoğu dediysem yarıdan fazlası değil neredeyse tamamı) Zaten onun gariplikleri daha ısınırlen başlamıştı. Bütün takım numaralı tarafında koşuyoken ısınmak için o kapalının önünde tek başına ısınıyodu. Leverkusen maçında olduğu gibi bunları yazmamın sebebi yenilmek değil. Futbolu güzel yapan bu zaten herkesin herkesi yenebilmesi. Ama bu maçtada Kasımpaşa resmen ağzımıza sıçtı. Bizim oynamamız gereken gibi onlar oynadı mesele de işte bu.

21 Şubat 2008 Perşembe

GELECEĞE DÖNÜŞ IV


Dün akşam yediğin gollerin 5 katını da yeseydin biz seni sevmeye devam edecektik. Bulduğumuz her fırsatta evine misafir olacak, olamadığımızda renkli ekrandan seni takip edecektik zaten. Bizi üzen dün akşamki maç değil Lucescu'nun Galatasaray'ından sonra "Avrupa Fatihi" ünvanını koruyacak şekilde oynayamaması takımın. Leverkusen takımı bizi eleyebilecek bir takımdı ama bu şekilde olmamalıydı. Önceden daha güçlü takımlarla bile oynarken hep olan umudumuz yavaş yavaş tükeniyo Avrupa arenasında. Galatasaray kazanma alışkanlığını kaybediyo Avrupa'da. Bizi asıl üzen bu. Türk futbolunu bugünlere taşıyan Galatasaray gün geçtikçe geriye gidiyo asıl sorun bu. 18 den sonra inilen servisten koştura koştura bir yer bulmaya çalışırken ilk golü yediğimizi radyodan duydum. Kahvehane gibi bir yere attım kendimi yine de bir umutla, ama daha sandalyeye oturmadan 2 oldu. Bıraktım maçı bende eve gidip başka şeyler izlemeye başladım. CNBC-e de Geleceğe Dönüş III vardı. Birisi de IV ü bizim için çeksede mutlu güzel geleceğe geçsek hemen. Yoksa acaba bizim için geçmiş daha mı iyiydi çünkü her geçen sezon karanlıklaşıyo gelecek en büyük rakibimizin aksine.

20 Şubat 2008 Çarşamba

BİZİM TAKIM


Bu akşam sıra bizim takımda. Skibbe turdan emin konuşmuş ama açıkçası bizdede hala umut var. Özellikle gol yemeden kapatılan maçlar bana daha umut vermiştir ikili maçlarda. Tabi bi de golü bulabilseydik çok iyi olacaktı. Goller bugüne kaldı diyelim ve Galatasarayımıza başarılar dileyelim.

FENERBAHÇE- SEVİLLA


Dün akşam bol gollü bi maç seyrettik. öyle oldu bu yapıldı şu şöyle daha iyi olurdu diye yüzlerce adam konuşacak zaten.. Bence maçın en ilginç yanı 5 golün de pozisyon olmadan gol olmasıydı. Maç içinde iki tarafında bulduğu o kadar pozisyona rağmen onları değil de bu golleri atması ilginçti bence. Semih'in attığı golde bile pozisyon varmış gibi duran ama pek umut verici olmayan bi durum vardı sahada. Fenerliler yine avrupanın kralıyız diye ortalığı inletecekler ama bu sonuç maç öncesindeki durumu pek değiştirmedi bence. Hala Sevilla daha şanslı. (gerçi dün gördükki Sevilla defansı çok açık veriyo; bizde bi takım yapsa hemen görüntülerle nasıl adamların paylaşılamadığını gösterirlerdi tvde) Son olarak da Galatasaray taraftarı olarak ebedi dostumuza dost acı söyler lafından yola çıkarak dostça bi tavsiyede bulunalım (temenni değil hatırlatma) bizde Real'i 3-2 yenmiştik geçen sene Manchester Milan'ı son dakikada Rooney golüyle 3-2 yenmişti ve rövanşta tarife hep aynı oldu; 3-0... Aman Dikkat!!!

19 Şubat 2008 Salı

YUH ARTIK


Nasıl bi memleket oldu burası..... Yol verme yüzünden adam öldürmeler..... yolları yarış pisti sananların yol açtığı kazalar derken bu kadar olmaz dedirten bir kaza daha güzel memleketimden...

YUH YA İNSAN OLAN NASIL ÇIKAR BU ŞEKİLDE YOLA

18 Şubat 2008 Pazartesi

ÜFLERİM GOL OLUR


İki haftadır İbrahim Akın bana benzer şeyler yazdırıyo. Gazetelerde İ.Akın puanı getiren golleri attı başlığını görünce vaayyyy be dedim. Beşiktaşlılar üzülecektir şimdi adam fırtına gibi esmeye başladı diye düşündüm. Ama ne yazıkki yine 2. golü görünce topun İ.Akını sevdiğini ve onun çok çaba sarf etmediğini anladım(goller için konuşuyorum maçın genelinde nasıl oynadığını bilmiyorum). Beşiktaş derhal İ.Akını ve bu maçlarda oynadığı topları transfer etsin!!!!

11 Şubat 2008 Pazartesi

BANA KENDİNİ SEVDİR


Özellikle Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında bu top denen yuvarlak meşin hep Fenerbahçeyi sevmiştir. Emre'nin kıçına çarpıp girmiştir. Barajdan dönen top Deivid'in önüne düşmüştür falan filan. (Gerçi Kralında kafayla attığ bi gol varki onu unutmamak lazım şans olayında) Bu hafta sonu lig maçlarının gollerini izlerken İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına goleri İbrahim Akının attığını duyunca çok sevinmiştim. Aynı şekilde Burak Vestel Manisada gol atınca, Özgürcan Antepte oynayınca (henüz atmadı sanırım) sevinirim. Genç ve yetenekli oyuncuların iyi oynaması gelecek için umut verir bana. Ancak İst.BŞB.nin 2. golünü görünce topun bi adamı vezirde edeceğini rezil de edeceğini anladım. Sanki o top bıraksanız kendisi kaleye gidecekti. Defansın kendisine müdahale etmemesi için alçalmadı ama tam onu geçince alçalmaya başladı ve ben bu İ.Akının neresine çarparsam kaleci yakalayamaz beni dedi ve ağlarla buluştu. İlhan Mansız kaval kemiği ile Senegale golü atıp kahraman olduğunda en azından zaten kaleye vurmayı hedeflemişti ama İ.Akın onu bile düşünmüyodu resmen.