31 Mart 2008 Pazartesi

C. RONALDO


Şüphesiz bu senenin futbolcusu kendisi. Hatta resmen bu sene sihirbazlık yapıyo maçlarda. Son Aston Villa maçında da attığı gol ve 3. gole yaptığı asist çok övgü aldı. Attığı gole diyecek lafım yok tamamen zeka ve beceri ürünü bir gol ama 3. golün asisti bence tamamen şans olmuş. Bence orada topu soldan kaçan Evra'ya atmaya çalışmış ama top Rooney'e gitmiş. Bu naçizane benim fikrim tabi.

YANLIŞ KALE

Kendi kalesine gol atması futbolcuların gerçekten çok büyük talihsizliktir ama insan bunu görünce ne diyeceğini bilemiyo. Fenerbahçeliler Edu'nun kıymetini bilsinler. Macar liginde elemanın kendi kalesine attığı gol. http://www.youtube.com/watch?v=8l6BHKF4tL0

AJAN KALLİ


Bir adamın bu şaçmalıkları yapabilmesi için ya bunamış olması lazım, yada bizimle feci şekilde taşak geçiyo olması lazım. En fanatik Fenerbahçe taraftarına Galatasaray'ın 11ini sen seç bu hafta dese yedeklerde Barış, Okan ve Mehmet Güven varken (Barusso nun ne olduğu ise hiç bilinmiyo bile.) Servet'i orta sahada oynatmazdı ayıp olur diye düşünürdü. Bir takımı anca katletmek isteyen birisi böyle saçmalıklar yapar. Bi de bu adam gelecek yılki teknik direktörümüzü seçecekmiş. İkinci Fatih Terim döneminden beri kayıp yıllar yaşıyoruz anlaşılan da yaşamaya devam edeceğiz!!!!

İLİM AŞKI


Olmadıki şöyle öğretmenlerimiz. Bizde derslerimizi hep yıldızlı pekiyilerle geçelim, ordinaryus profesörlüğe kadar gidelim. (Yada her sene sınıfta kalalım)

26 Mart 2008 Çarşamba

TURKUAZ FORMA


Dün akşam maça ilk kez turkuaz formalarla çıkıldı. Gerçi günlerdir tartışması sürüyodu. Bende Brezilya gibi, İtalya gibi orjinal, sadece bize özel dizayn edilmiş bir formamız olmasını isterim. Hatta bayrak rengimiz olmasa bile olur naçizane fikrime göre ama bari yapıyosunuz şunu şortu değilde formayı turkuaz yapsaydınız yada daha uyumlu renkler seçseydiniz.

KUTUZOV


CM oynayanlar kendisini tanır. Milanın reserve takımından yükselip büyük bir futbol yıldızı olurdu. Hatta bi ara Galatasaray'ın transfer gündemine girdiğine dair haberler gazetelerde çıktığında CM ciler biraz heyecanlanmıştı. Dün bu nedenlerle Belarus takımında onu görünce eski bir dostu görmüş gibi oldum. Maç öncesi Fatih Terim ile de selamlaştılar tabi. Şimdi Seri B'de Pisa'da oynuyomuş spikerin dediğine göre ama attığı gol 1. lig kalitesindeydi sanki.

24 Mart 2008 Pazartesi

OLMADI BE


Oldumu be Fatih Akyel. Bizimle o kadar sevinç yaşadın (bizde seninle sevindik tabi), başarılara imza attın, güzel maçlar çıkardın. Ondan sonra hadi bi şeyler oldu Fenerbahçe'ye gittin. O da yetmedi "bir gün herkes fenerli olacak" şapkası taktın fotolar çektirdin. Bütün bunlara rağmen biz hala seni o Real Madrid maçındaki performansınla hatırlamaya çalışırken, bir anlık sempati uğruna kaç yıl önceki maça atıfta bulundun. Futbolculuk kariyerini zaten bitirmiştin de insanlık kariyerini bari kurtarmaya çalışsaydın biraz.

21 Mart 2008 Cuma

CM YILDIZLARI




Alessio Cerci: Dar gelirli takımların en büyük yıldızlarından. 3 kuruşa alınan 5 köfte tabiri caizse. İtalya'nın en büyük yıldız adaylarından en son Pisa'ya kiralandığını öğrendim. Bakalım CM yıldızlarından hangisine benzeyecek. Diego gibi yıldız mı olacak yoksa Andres D'alessandro mu olacak. (aslında belki güney amerikadan örnek vermek yanıltıcı olabilir ama). Oyunu oynayanların merakla beklediği oyunculardan biridir.

EN ŞAMPİYON


Çeyrek final eşleşmelerinden sonra artık herkes yarı final, final ve şampiyon hakkında tahminler yapmaya başladı. Hatta bazıları komplo teorileri bile ürettiler, millet olarak artık kimseye güvenemediğimiz için her öküzün altında buzağı aramaktayız. Bende geç olmakla beraber naçizane düşüncelerimi anlatayım. Hatta direk şampiyondan gireyim eleme elem gideceğime. Bence 8 takım arasından en şanslısı form durumu, kadro kalitesi ve tecrübe ele alındığında Manchester United. Ayrıca her ne kadar ingiliz takımları ülkemizde pek tutulmasada oyun güzelliğinden dolayı İngilizlerden birinin kupayı almasını absürd bulmam. Ancak tabi tahminlerin yanında bide gönülden geçenler vardır. Belki renklerinden belki bu kupayı alamamış olmaları sebebi ile gönlümdeki takım Roma'dır. İkinci olarak ise Arsenal'dir. Final tahminim Chelsea- Manchester olsa da gönlüm Arsenal- Roma finalindedir. Gerisi de teferruattır zaten.

11 Mart 2008 Salı

OHA ARTIK


"2 şampiyonluk yaşadım, 100 yılın en önemli atılımı olan Seyrantepe Projesi’ni gerçekleştirdim. Futbol takımımız şampiyonluğa ve Türkiye Kupası’nı almaya doğru gidiyor. Basketbol ve diğer branşlarda başarılıyız. Ben görevimi huzur içinde devrediyorum, müsterihim, mutluyum. Hiç bir zaman kavga etmedim. Büyük alkışlarla, geri dön talepleriyle ayrılıyorum, bu benim için mutluluktur. Ben hak ettim. Yaptıklarım ortada, zaman her şeyi gösterecektir"

9 Mart 2008 Pazar

BİKİNİ BAYRAMI


Bizim medyamız mı çok salak yoksa Zicoda bizim suyumuzdan içe içe bizim gibi oldu. Ahmet Çakar'ın görünütlerini izlerseniz adamın açıkça ben bunu iddia için söylemiyorum espri yapıyorum dediğini de görürsünüz. Medyamız sağolsun bunu bi iddiaymış gibi gündeme taşıd ve bi haftadır Ahmet Çakar bikini giyecekmi giymeyecekmi diye tartışıyoruz. Bi kere mümkünse Ahmet Çakar iddiaya girmiş olsa bile bikini giymesin, giyersede ben görmeyeyim. Ki adamın iddiaya girmediği açıkça belli görüntülerde. Ama dün Zİco bile havalar iyi bikini giyilebilir gibi bir şeyler söylemiş.... yok artık...

UĞUR BORAL


İnsanoğlu işin içine duygularını karıştırdığında objektif kararlar veremeyebilir. Ayrıca o duygunun nereden geldiğini de bazen pek kestiremez. Bazı futbolcular vardır çok yetenekli ve başarılıdır ama biraz tipinden biraz çirkefliğinden gıcık olurum. Mesela Serhat Akın gibi futbolculuğunu çok beğenmeme rağmen hiç sevmezdim. Bazı futbolcular vardır belki ismi hoş geldiği için yada sempatik olduğu için sadece bir hareketle favori futbolcunuz olur. Neden bu adama oynamıyo dersiniz. Mesela Lincoln bi numarası olmamasına rağmen bütün taraftarın sevigilisi. Bir de çok başarılı olmasına rağmen yıldız futbolcularımın arasına koymayacağım adamlar vardır. Bu adamlara karşı ne sevgi ne nefret duyarım. Adam sahada aslanlar gibi oynar ama ağzıyla kuş tutsa favori futbolcu olamaz. Mesela Uğur Boral. Adam son günlerde özellikle çok iyi oynuyo ama tipindenmidir, bodoslama gitmesindenmidir bir türlü ısınamıyorum. Sanki bilinçli yapmıyo hareketleri gibi geliyo bana. Ümit Davala da öyleydi. Şaşkın ördek gibi koşardı maçı tek başına alsa bana yıldız futbolcu gibi gelmezdi. Fatih Terim hatta uefa alındığı sezon performansını en beğendiğiniz futbolcu kim sorusuna Ümit Davala cevabını vermişti. Ama bizim nazarımızda olsada olur olmasada olurdu. Uğur da böyle işte belkide bodoslama gittiği için yaptıklarında bir zeka parıltısı göremiyor ve şansa oynuyo gibi geliyo. (belki biraz hakkını yiyorum şimdi ama.) Son günlerin moda laflarıyla bitirmek gerekirse belki star ışığı göremiyorum, belki elektrik alamıyorum, belki kimyamız tutmuyo ama sonuç olarak Uğur Boral olsa da olur olmasa da olur. (Bu satırları futbolsever olarak yazıyorum Galatasaray taraftarı olarak yoksa Fenerbahçenin kadrosu çok umurumda değil)

5 Mart 2008 Çarşamba

TEBRİKLER


Biraz geç oldu ama artık bizimde Galatasaraylı olarak rakibimizi tebrik etme zamanımız geldi. Öncelikle bu duruma hiç sevinmediğimi, ve maçta daha çok Sevillayı tuttuğumu belirteyim. (Her ne kadar Sevillayı tutsamda öyle iki kazma golle elenmesini istemezdim Fenerbahçenin.) O yüzden bazı Galatasarylı yazarlarımız gibi çok sevindik aynı heyecanla maçı izledim geyiklerine girmeyeceğim. Ben bir Galatasaraylı olarak en büyük rakibimin çeyerek finale kalmasına, paranın dibine vurmasına, kaliteli oyuncu transferindeki en önemli kozlardan olan prestij sahib olmasına ve de en önemlisi taraftarlarının benimle uğraşmasına nasıl sevinebilirimki. Fenerbahçenin bu başarısı ancak bizim takımı da uyandıracaksa ve daha başarılı olmaya itecekse benim için iyi bir olaydır. Yoksa zaten bizim için bu olay kötü bir günün sabahı olacaktır anca.


Her yerde okuduğumuz gibi Sevilla çok kötü bir takımmış yok Fenerbahçe öyle yapmış olaylarına girmeden bence maçın en önemli konusuna gelicem. Fenerbahçe Sevillayı eleyebilirdi Sevilla da Fenerbahçeyi eleyebilirdi, hatta Sevillanın şansı daha fazlaydı; ancak ilk 10 dakikada iki kovaca yenilen gol sonrasında deplasmanda oyunu dengeleyerek turu geçmek her babayiğidin harcı değildir. Böyle bir şeyi ancak büyük takımlar yapabilir ve işte Fenerbahçenin kazanımı o gece budur. Tabiki Fenerbahçe büyük takım olmadı bi maçta (Avrupa için) ama o yolda çok önemli bir adım attı.


Ancak Fenerbahçeninde şunu unutmaması lazım ki onlar da şu anki takım ve performansla oradalar yani bir Milan, Real Madrid, Bayern değiller; Bu bahara aldanıp 5 yıl sonra bizim olduğumuz gibi olmayınki bizim takım da size yetişmek için çok çalışarak oralara gelsin ve hatta geçsin...


Sevinmesek de mutlu olmasak da Tebrikler!!!