28 Ocak 2008 Pazartesi

TAKIM OYUNU


Hafta sonu İngilterede FA Cup maçları vardı. televizyonda bi ara Manchester- Tottenham maçına denk geldim. Maçın sonunda 3-1 kazanmış kırmızı şeytanlar. denk geldiğim kısa sürede ne tevez, ne ronaldo, ne de rooney edwin van der sar kadar tat vermedi bana. maç ortada giderken (gerçi kırmızılardaydı top daha çok) kendi ceza sahasından bi serbest vuruş kullandı (o kadar çabuk kullandıki) ve top rooneye gittiğinde dawson ancak eliyle durdurabildi rooneyi. yıllardır denir ya hep futbol takım oyunudur diye. işte yeri geldiğinde kaleci bile asist yapabilmeli. topu oyuna sokmasını becerebilmeli. Kaleci de kurtardığı kadar attırdığı ile de oyuna katkı sağlamalı.

22 Ocak 2008 Salı

YILDIZLARIMIZ


Galatasaray Bursaspor maçını Newcastle takımından da bi görevli izlemiş ve futbolcular hakkında rapor hazırlamış. bu raporuda fanatik gazetesi ele geçirmiş. İngilize göre Arda ve :Barış'tan bi nane olmazmış Mehmet Topla belki, Uğur ise mutlaka izlenmeli imiş. Servet ise yaşlıymış. İngiliz de olsa sonunda futbol konusunda az çok anlaşacağımız birisi çıktı. barış'a methiyeler düze futbol yorumcularını duydukça kendimden şüpheye düşüyodum. bu adamı nasıl överler diye. tamam futbolda güç ve enerji önemli ama adamın daha en basit pasları bile doğru verdiğini göremedim. Arda'yı konuşmaya gerek yok zaten bence Hasan Şaş'ın kopyası ona ayrı bi top lazım. Yaptığı hareketler ise hep aynı. Kendini geliştirme diye bir şey yok. ingiliz gibi bende bu takımda en çok Uğur'dan ümitliyim. Gerçekten çok iyi bir kanat oyuncusu en büyük eksiklikleri vücudunun biraz çelimsiz (futbolcuya göre tabiki) olması ve çirkef karakteri. Boy posa yapabilecek bir şeyimiz yok ama şu Bülent Korkmaz vari hareketlerden kaçınırsa daha da büyür ve çok başarılar kazanır diye umut ediyorum.

21 Ocak 2008 Pazartesi

11 İYİ ADAM


Kaleci: Iker Casillas (Real Madrid)

Defans: Daniel Alves (Sevilla)Alessandro Nesta (Milan)John Terry (Chelsea)Eric Abidal (Barcelona)

Orta saha: Cristiano Ronaldo (M. United)Steven Gerrard (Liverpool)Kaka (Milan)Seedorf (Milan)

Forvet: Zlatan Ibrahimovic (Inter)Didier Drogba (Chelsea)


Uefa kullanıcıları tarafından yılın en iyi 11i seçilmiş. seçilmiş kişiler de yukarıdaki liste. John Terry ve Didier Drogba bence listeye kontenjandan girmişler gibi. gerçi yerine kim girer derseniz onu da bilmiyorum ama geçen yılın en iyisi (zaten layıkıyla ödülleri topluyo) bence KAKA idi.

18 Ocak 2008 Cuma

VURUN HAKEME


günah keçisi hakemler. nerdeyse yolda yürürken ayağımız kaysa hakemlere suç atıcaz. profesyonel ligimizde profesyonel futbolcularımızdan onlara karşı bolca amatör hareket seyretmekteyiz. Polat Alemdardan örnek alıp adam vuran liselilerimiz bu futbolcuları örnek almayacak değiller ya. Karamanda yapılan liseler arası futbol turnuvasında seri penaltı atışlarında AÖL öğrencileri penaltıları hakeme atmışlar.(tabi ilk penaltıdan sonra bunu hakem cezalandıramazmıydı acaba) Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar pompaladıkça, profesyonel futbolcularda maçlarda hakemi dövmeye kalkarlarsa olacağı buydu. neymiş hakem maçı katletmiş çok hata yapmış. sen futbolu katlediyosun sporun içine ediyosun bizde şimdi taş mı atalım kafanıza!!!!!

ZİHNİ SİNİR BULMACALAR


bazı bilmeceler vardır ilginç cevapları vardır. cevabı duyunca sinirden küplere binersiniz. bazı matematik problemleride vardır böyle. cevabı bulmak için olmayacak şeyler getirirler önüne. bu tür bilmece ve sorular sanırım bizim hükümet üyelerimizin hobileri arasında. geçen gün dünya bankası görevlisinin "öğretmen maaşları yüksek" açıklamasını sayın eğitim bakanımız da onaylamış. öğretmenlere ayrılan kaynakla GSMH oranında en birinci bizmişiz. ya biz matematikten anlamıyoruz yada bunlar işini çok iyi yapıyo. basit bi mantık yürütünce (zihni sinir bulmacalar gibi değil) payda ne kadar büyürse oran o kadar küçülür ne kadar düşükse oran o kadar artar. paydada da GSMH var ki en düşüklerden biriyiz. paya gelince o ne kadar artarsa o kadar büyür oran. burdada bireysel maaştan ziyade toplam ayrılan kaynaktan bahsediliyoki nüfusumuzun ne kadar çok olduğunu ve buna daha fazla ödenek ayrılmasının normal olduğu gün gibi aşikar. ayrıca bu zihni sinir uzmanları annelerin maaşlarından %15 kesip 300 ytl kreş yardımı yapacakmış. 2000 lira maaşınız varsa durmu kurtarıyosunuz ama 2000den fazla alıyosanız aman anne olmayın neme lazım devlet yardım falan yapar!!!!!!

17 Ocak 2008 Perşembe

EMNİYETSİZ ŞERİT


Aracınız bozuluyo veya hafif bi kaza yapıyosunuz ve aracınızı emniyet şeridine (aslında diğer şeritler daha mı emniyetli acaba kaza yapınca arabanızı çekmeseniz kimse size orada vurmaz.)çekiyosunuz ve hızla gelen bi cipin çarpmasıyla ölüyosunuz. İstanbul trafiğinde trafik öküzlerinin son yaptığı kaza bu. iyi veya kötü güzel veya çirkin hayatınız orada bitiyo. kazayı yapan cipin yaptığı hareketi her gün trafikte binlerce araç yapıyo çok şükür ki hepsi böyle sonuçlanmıyo. bu durumu nasıl çözücez acaba bu trafik öküzlerine dur diyemeyecekmiyiz. eğitim eksikliği desen değil (bu çarpan adam holding patronunun oğlu, kim bilir hangi özel okullarda aldı eğitimini, ki bırak bu hareketi yapmamayı aracı takla atmasa kaçacak oradan o kadar eğitimli insan yani) ceza yok desen bi çok yere şimdi EDS de kurdular ve fotoyla cezayı yolluyolar. sorunun asıl kaynağı sanırım şu birbirimize hiç saygımız yok, üçkağıtçılık yapmak bizi yüceltiyo zannediyoruz, ikinciside ceza yemeyeceğimizi biliyoruz. yasada suçun cezası olsa suçu gören yok, suçu gören olsa cezayı kesen yok, cezayı kesen olsa uygulayan yok. bizde böyle çok ağıtlar yakarız pisi pisine ölenlerin arkasından. (tabi bu arada kendine de yazık değil mi ya 10 dakika erken gidecekesin diye, biraz adrenalin salgılayacaksın diye bi ömür vicdan azabı çekmeye)

KUPA MAÇLARI


Hafta içinde bizde olduğu gibi bi çok ülkede kupa maçları oynandı. bizde de maçlarda sürpriz sonuçlar olduğu gibi avrupadaki maçlarda da sürpriz sonuçlar alındı. ama malesef bizim süper zeki federasyon yöneticilerimiz lig usulü grup maçları ile oynattıkları için kupayı bir maçlık sürprizler küçük takımlara yetmiyo... mesela dünkü fenerbahçe maçına lider gelen Şanlıurfaspor (ki bu maçtada bi sürpriz yapabilirdi) belki de gruptan çıkmayacak. ama bu maça iki beraberlikle gelen fenerbahçe bu gruptan öyle veya böyle çıkacak. İtalyada Milan, İspanyada ise Real Madrid kendi evlerinde mağlup olarak kupaya veda ettiler. istikrar ve uzun soluklu başarı isteyen ligde zaten ilk 4e girecek takımları kupadada yarı finale çıkarmak için uydurulmuş bu sistemi hangi zeki yöneticimiz düşündüyse bravo.. bırakın bizler bari kupada değişik takımlar izleyelim. bırakın bari küçük takımların kupa heyecanı olsun.... bizde tek maç yapsak her sene kupada belki farklı takımlar ve farklı heyecanlar yaşayacaz ve bu da giderek tekelleşen futbolumuza yeni bi soluk katacak.

16 Ocak 2008 Çarşamba

ŞIPSEVDİ SAKIZLARI


Bir zamanlar şıpsevdi sakızları vardı içinde Aşk...... dır şeklinde yazılar olan. dün akşam bende böyle bi olay yaşadım. Aşk hasta olan sevgilin için hastaneye gidip muayene olmak ve ona ilaçlar alıp getirmektir. İyiki varsın canım benim......

KURTLAR VADİSİ İSTANBUL DEPREMİ


"ABD’de Perdue Üniversitesinde görev yapan Prof. Mete Sözen, 7 şehircilik uzmanıyla birlikte İstanbul için depreme dayanıklı ’Cybercity’ projesi hazırladı. Uydu kentte 4-6 milyon kişi yaşayabilecek. Sözen, "Bu kenti Türk işçisi 6 yılda yapabilir" diyor." İstanbul depremi için sonunda birileri bi şeyler yapmış amerikadada olsa. biraz daha hızlı yaparak bu işlemi belki parça parça kentin sorunlu bölgelerinde binalar onarılabilir yada belli kurumlar oraya taşınarak ekonominin tamamen çökmesi engellenebilir. en azından değerli meslektaşlarım bi şeyler yapmaya çalışmış. ama madalyonun bide öbür tarafına bakarsak bu bölgeye transfer olabilecek 4-6 milyon kişi parası olan kişiler olacak sadece. 15-20 milyon arası nüfusu olduğu tahmin edilen şehirde geri kalan 10-15 milyon kişi (ki içlerinden birisi benim) ne yapacak ona dair hiç bir şey yok. biz herhalde tamamen gözden çıkarıldık parayı ve zenginleri kurtaralım yeter diyolar. bu nedenle aslında en başından beri yapmamız gereken şeyi yapmamız lazım. memleketin diğer şehirlerindede iş imkanı sağlamalıyız. bu projenin yanında bide özellikle doğu ve güneydoğuda yeni iş yerleri açarak hatta işçilerini istanbuldan götürenlere kolaylık sağlayarak hem onları depremden kurtarmış oluruz hemde istanbul deprem olana kadar daha yaşanabilir bi yer olur. Bu arada ilk yayınlanma sürecinde fırtınalar kopartan Kurtlar Vadisi ikinci macerasında pek eskisi kadar ses getirmiyo. bende izlemiyorum artık ama 2. yayınlanma sürecinedki ilk bölümde bi iş adamı öldürülüyodu ve adamın öldürülme sebebi olarak İstanbul'un kuzey kesiminde daha az deprem riski olan bölgede yapılacak gökdelenlerle şehri oraya taşıyıp depremden kurtarmayı planladığına dair bir projesinin olduğu ve bu projeyi kendi arazileri üztüne yaparak rant sağlamak istediği ve bunun da diğer gizli mafya aileler tarafından önlenmek için vuruluduğundan bahsediyodu. kurtlar vadisinin gündeme ilişkin konulara yer verdiği hep söylenirdi ama kendimde şahit olunca ve bu kadar benzer bi şekilde olunca şaşırdım doğrusu.

GENÇ CARRUSCA


bizim yöneticilermi transfer yapamıyo yoksa biz mi çok sabırsızız da futbolculara sabır göstermiyoruz. Marcelo CARRUSCA 2006 yılının yazında geldi bizim takıma. büyük yıldız adayıydı o günlerde sonrasında ise gönderilecekler listesinin en büyük adayı oldu. Arda, Aydın gibi kendi gençlerimiz dururken onu almanın pek bi anlamı yoktu ya aslında. Neyse dün akşamki Sarıyer maçında Ümit KARAN'a attırdığı golü görünce bu adam neymiş be dedim kendi kendime. ama acaba o gerçekten iyi bi kumaşmıydı yoksa rakip mi kötüydü karar veremedim. yani CARRUSCA'yı daha çok mu oynatmalı acaba yoksa daha kolay bi lige mi göndermeli???? Bu arada CARRUSCA da bizim ebedi genç futbolcumuz mu oalcak yoksa....

15 Ocak 2008 Salı

MERKEZ BANKASI


bu nüfusunun azlığıyla, trafikte hiç araç bulunmaması ile, bina yoğunluğunun hiç olmadığı, geniş boş arazilerin mevcut olduğu İSTANBUL'a biraz yoğunluğu arttırmak için değerli büyüklerimiz merkez bankasını getirmeyi akıl etmişler.(herhalde beyinlerinde bi ampul yandı bi anda) sen tut nüfusunun fazlalalığından, araç ve yapı yoğunluğundan, çok fazla göç almasından şikayet ettiğin İSTANBUL'a daha fazla göç ettirecek daha fazla keşmekeşe neden olacak merkez bankasını getir. bunu bide İstanbul'a alternatif olarak anadolunun merkezinde geliştirmeye çalışacağımız Ankara'dan alarak yap. senin İstanbul'un yoğunluğunu azaltmak için burada bulunan bazı kurum ve kuruluşları başka illere dağıtman gerekirken sen onu da getir. BRAVO!!!!

SEVGİLİYE


sen tut Hakan ŞÜKÜR'ü bile yaz sevgiliyi yazma.... olacak işmi bu.... hazır nette sayfamız da olmuş bak seni yazdım diye hava da atabilicez... bi şeyler karalamak lazım. krımızı gül aşkı simgelermiş....ama bu çiçek sana daha fazlasını da çağrıştırır eminim :).. özellikle tek bir gülün olduğu resmi seçtim.... senin benim için tek olduğunu belirtmek için.... en kırmızısını seçtim seni ne kadar çok sevdiğimi anlaman için. dalından kopup kopmadığı belli değil ama ben kopmadığını düşünmek istiyorum.... çünkü sen benden koparsan durumum dalından kopan gül gibi olur..... o yüzden mümkünse beni dalımdan KOPARMA!!!!!!

twingo


renault twingo ilginç tarzı ve düşük fiyatı ile ilk almaya heveslendiğim araba idi. hatta test sürüşü bile yapmıştım.(2. el tabi) belki de sahibinin kötü kullanımı sebebi ile beğenmemiş ve almamıştım. bidaha da hiç renault twingo sahibi olmadım. son versiyonunu gördüğüm otomobilide bloga koymak istedim. Güney İtalya’da sürat testinde görüntülenen Twingo RS, 2008’in yaz aylarında satışa sunulacak. Tam bir cep roketi olması beklenen, geniş çamurluklu araçta, 145 beygir gücünde bir motorun kullanılması bekleniyor.

HAKAN ŞÜKÜR


o olmasa biz kimi tartışacaktık. kimle uefa kupasını alacaktık kimle avrupa şampiyonasına gidecektik. futbol dünyamızın bir numaralı tartışma konularından biriside Hakan ŞÜKÜR. bende galatasaray taraftarı olarak kendisine ayrı bi yayranlık beşlemekteyim. belki biraz abartı olacak ama bence gelmiş geçmiş en iyi tük futbolcusudur. yanlış hatırlamıyosam 1994 deki akdeniz olimpiyatlarından beri kazandığımız bütün başarılarda onun adı geçer. (gerçi dünya 3.lüğümüzde pek bi varlık gösteremedi ama o turnuvada da rekor kırmıştı.) yetenekli değil, süper bi golcü değil (hatta bazen kazmalıkta önder) ama o vazgeçilmez bir futbolcu ve iyi ki sen vardın Hakan ŞÜKÜR.

bu ara futbolda en çok tartışılan konulardan biriside ön libero kavramı. Yazılarını beğenerek takip ettiğim Uğur MELEKE tarafından ortaya atılan fikir üstüne herkes bir şeyler söyledi. en son da bugün milliyetde Mehmet DEMİRKOl yazdı. burası da benim çöplüğüm olduğuna göre bende buralarda bir şeyler söyleyeyim: açıkçası bende futbolda artık ön libero, 10 numara, gibi kavramların pek iş yapmadığını düşünüyorum. artık takım halinde hücum takım halinde savunma yapan takımların başarısından söz ediyosak; bir takımdaki herkesin (kaleci dahil) orta seviyede pas atması, şut çekmesi ve defans yapması demektir. orta seviyenin üstünde ofans yeteneğiniz varsa ofans, defans yeteneğiniz varsa defans oyuncusu olursunuz düz mantıkla. ancak bu düz mantık ne kadar gerçeğe uyar bence asıl tartışılması gereken konu budur. gerard lampard pirlo gibi oyuncular malesef azınlıktadır. yani teoride Uğur MELEKE bence yerden göğe kadar haklıdır ancak bu durumu pratiğe dökmek, kalemin ucundan kağıda yazı dökmek kadar kolay olmayacaktır.....






ordumuz her zaman disiplini ve gösterişiyle ülkemizde saygı görmüş ve her zaman göz önünde bulunmuştur. dünyadaki diğer ordulara baksak acaba kendi ordumuzun da böyle olmasını isteyeceğimiz hangisi olurdu???

VOLITAN


Volitan! Muhteşem bir tekne. Bir Türk tasarımı.Uluslararası Tasarım Ödülleri (IDA 2007) yarışmasında “Volitan” adlı tekne tasarımı ile birincilik kazandı. Dr.Hakan Gürsu, yardımcı tasarımcı Sözüm Doğan ve ekibinin tasarladığı çevreci ve üstün yeni özelliklere sahip tekne IDA 2007’de büyük jüriden 2 kategoride birincilik ödülü aldı.

Hoşgeldim

bende artık bu teknoloji dünyasında yerimi alıyorum hadi hayırlısı...